Bölüm 11 / 24
Aynı Kanın İki Yüzü
Kapının kilidinde anahtar döndüğünde ben salonun ortasında, elimde o fotoğrafla ayakta duruyordum. Kuzey içeri girdi. Bir elinde taze simit, diğerinde poğaça paketi vardı ve yüzünde, daha dün gece var olduğunu bilmediğim bir hafiflik. Beni gördü, gülümsedi. Sonra elimdekini gördü. Gülümseme öldü. Paketler, mutfak tezgahına bırakılmadı; öylece, olduğu yere, yere bırakıldı. Sanki elleri taşımayı unutmuştu. "Derin." "Abimle ben," dedim. Sesim bana ait değildi; düz, renksiz, ölü
