Bölüm 9 / 12
Sırf kardeşimin emaneti olduğu için
Akşam olmuş, Urfa’nın üstüne ecel gibi zifiri bir karanlık çökmüştü. Konak sus pus, herkes odasına çekilmişti ama bu koca taş duvarda kimsenin gözüne uyku girmediğini adım gibi biliyordum. En çok da benim.
Odamda, koca yatağın ucunda oturmuş, başımı ellerimin arasına almıştım. Yediğim kurşunun acısı bir yandan kaburgamı oyuyor, kafamın içi ise harman yeri gibi dönüp duruyordu. Rıfat abimin haklı isyanı, Ağa Dede’nin zehir zemberek, ağır sözleri kulaklarımda yankılanıyordu.
