Bölüm 24 / 31
Karan ve Akan Kan
Zelal Hanım’ın o buz gibi sözleri arkamda kalırken, ayaklarım beni benden bağımsız bir şekilde tekrar o kapının eşiğine götürdü. Vicdanım, içimdeki tüm kırgınlıklardan daha yüksek sesle bağırıyordu. O masum yavrunun feryadı, taş duvarları dövüp kalbimin kapısına dayanmıştı.Kapıyı yavaşça itip içeri süzüldüm. Adar, kucağında ağlamaktan morarmış bebekle çaresizce odanın içinde dönüp duruyordu. Beni görünce bakışlarında mahcup bir umut parladı, dudakları titredi ama konuşamadı."
