Bölüm 14 / 30
Köprü Altı Nabız
Derya, kemerinin demir diliyle oynar, sesi bir kıymık gibi çıkar: “Onu oyalayın; ben gidiyorum.” Kaputtan atlayıp yağmurda köprüye yürürken sirenler uzar; köprünün beton karnı damlalarla titrer, egzozun ağır kokusu ıslak taşın boğuk nefesiyle karışır. Ayakkabısının tabanı suya saplanıp kalkarken, saçlarının uçlarından ılık-Soğuk bir sızı omuzlarına süzülür; metal korkuluk parmaklarına buz gibi yapışır. Arkasında motor hâlâ sıcak bir gürültü tutar, farlar duvarda kısa süreli y
