Bölüm 20 / 30
Mazot ve Yalan
Kan lekesine bakarken Derya’nın midesi burkulur; Aras yumruklarını sıkar. Boş sandalyenin bacağı, betonun üstünde bıraktığı ıslak halka içinde durur; ipin lifleri, kırmızıya bulanmış bir fırça gibi gevşekçe sarkar. Mazot ve demir kokusu, loşluğun içini kalınlaştırır; tavandaki bozuk pervane, düzensiz bir iniltiyle dönerken rüzgâr değil, bir soğuk şüphe üfler. Derya, ayakkabısının ucunu kanlı ize değdirmemek için yana basar; avuç içi kerpicin izini hâlâ taşır. “Yavuz erken boş
