Bölüm 24 / 30
Sis Kapanırken
Tamer’in soğuk gülüşü sisin içinden keskin bir bıçak gibi geçer. Maskeyi çenesine sürerken, cam tavanın buğusunda iki çizgi kalır; yukarıdaki sarı ışık, o çizgilerin kenarında titreyip söner gibi. Sokağın tuzlu rüzgârı merdiven boşluğuna dolarken, mazotla ıslak taşın kokusu Derya’nın dilinin arkasına yapışır. Jeneratörün homurtusu duvarlardan sönük bir davul gibi vurur; Aras, kepenkten sızan solgun ışığın önünde bir gölge, omzu Derya ile çıkış arasına gerilmiş bir kalkan. “Be
