Bölüm 18 / 25
EŞİKTE KALAN YÜREK
Odamın tahta zemininde volta atarken bastığım her adım gıcırdıyor, sanki bütün köy uyanıp "Nereye gidiyorsun kız sen?" diye kapıma dikilecekmiş gibi geliyordu.
Miran’ın koyduğu o mühlet, kafamın içinde bir cellat baltası gibi sallanıyordu. Gece yarısı...
Dolabın dibinden çektiğim küçük çiçekli bohçanın içine ne koyduğumu bile bilmiyordum. İki parça fistan, anamın geçen kış ördüğü yün yelek ve Miran’ın zeytinlikte parmağıma değen o sıcak dokunuşunun sızısı... Ellerim öyle ti
