Bölüm 1 / 22
1. Bölüm: Gitme
Lina:
Gitme desem de gideceksin.
Kuzey:
Kalmak istemiyorum ki.
Lina: Kalmak için bir nedenin yok mu?
Kuzey: Var.
Lina: O nedenler arasında ben yokum o zaman.
Kuzey: İşleri hep zorlaştırıyorsun.
Ben kalmak istiyorum.
Kalma sebeplerim arasında da varsın.
Ama biliyorsun.
Lina: Biliyorsun ama ne?
Bizim birlikte tam tamına üç yılımız geçti.
Şimdi iş ciddiye başlamışken askerlik çıktı diyorsun.
Kuzey: Başından beri asker olmak istediğimi biliyordun.
Ben senden bunu hiç gizlemedim.
İlişkimiz içerisinde de bir gün başvuracağımı söylüyordum hep.
Lina: Ben bir heves zannetmiştim.
Gerçekten asker olacağını hiç düşünmemiştim.
Asker olmanın bedeli ayrılık olmamalı.
Kuzey : Başvuracağımı bildiğin halde hiçbir zaman beni ciddiye almadın.
Sana dedim ki ben asker olmak istiyorum.
Beni hep geçiştirdin.
Ya başka bir konu açtın ya da konuyu kapattın.
Eğer o zaman bu konuları konuşsaydık şu an bu noktada olmazdık.
Lina: Ben senden ayrılmak istemiyorum ki.
Söylesene nasıl ayrılayım?
Biz üç yıl boyunca aynı mahallenin içerisinde sürekli dip dibeydik.
Her günümüz birlikte geçiyordu.
Senle birlikteyken zamanı unutup yaşadığımı hissediyordum.
Oysaki şimdi bir hiçmişim gibi hissediyorum.
Sanki daha önce olmamış gibi ,hayatına hiç girmemiş gibi.
Beni kolayca gözden çıkarabiliyorsun.
Hayatından çıkarıp silebiliyorsun
Kuzey: işte aramızdaki fark da bu.
Ben dinlemeyi biliyorum sen ise yargılamayı.
Ben ilişkimize başladığımız en baştan beri asker olmak istediğimi söylüyordum.
Hatta sana en başta ne dedim gel bu işten vazgeçelim ben ileride asker olacağım.
Bu ilişkimize zarar verebilir, başlamadan bitirelim demiştim.
Sen de onu o gün geldiğinde konuşuruz demiştin.
Yani bir gün o gün geleceğini biliyordun.
Ben senden de vazgeçmem mesleğimden de vazgeçmem.
Ama eğer bir seçim yapmama isterseler vatanı tercih ederim.
Lina: Sen zaten kararını çoktan vermişsin.
Bana da eyvallah demek düşer.
Ben kararını daha fazla etkilemeyeyim.
Kuzey: Bu kodar kolay mı?
Her şeyi bitirmek senin için bu kadar basit mi?
Lina: Ne yapmamı istiyorsun?
Söylesene.
Öylece kabullenmemi bekliyorsun.
Bende senin istediğini yapıyorum.
Gidecek olanı tutmuyorum.
Kolay olduğunu kim söyledi ki?
Arkanda kalacak olan kişi benim.
Kuzey: Seni arkamda bırakmak kolay mı sanıyorsun?
Bende her günüm senle geçsin istiyorum.
Ama yapamam...
Lina: Biz daha fazla neyi uzatıyoruz ki?
Ben seni bekleyemem.
Şehit olduğunda arkandan ağlamak istemiyorum.
Düşüncesi bile korkunç geliyor.
Gerçeğini düşünemiyorum.
Kuzey: Bunu düşünmeni istemiyorum.
Lina: Ben de düşünmek istemiyorum zaten.
Ama elimde değil.
Sen “asker olacağım” dediğinde benim aklıma üniforma gelmiyor Kuzey.
Aklıma sen geliyorsun.
Sabah evden çıkışın geliyor.
Akşam dönüp dönmeyeceğini düşünmek geliyor.
Bir gün telefonum çaldığında kötü bir haber alma ihtimali geliyor.
Kuzey: Her asker gittiğinde arkasında bıraktığı insanlara bunu düşündürmüyor mu sanıyorsun?
Lina: Bilmiyorum.
Ama ben ilk defa kendi hayatımın içinde böyle bir korkuyla karşılaşıyorum.
Kuzey: Ben de korkuyorum.
Lina: Sen mi?
Kuzey: Evet.
Ben de korkuyorum Lina.
Senden uzak kalmaktan korkuyorum.
Seni özlemekten korkuyorum.
Bir gün senin hayatında benim yerimi başka birinin doldurmasından korkuyorum.
Ben giderken senin burada hayatına devam edecek olmandan korkuyorum.
Ama korkuyorum diye istediğim şeyden vazgeçemem.
Lina: Peki ya ben?
Ben ne olacağım?
Kuzey: Bilmiyorum.
Lina: İşte sorun da bu.
Sen her şeyi kendi tarafından düşünmüşsün.
“Ben asker olmak istiyorum.”
“Ben gitmek istiyorum.”
“Ben vazgeçemem.”
Peki ben?
Ben ne istiyorum diye hiç düşündün mü?
Kuzey: Düşündüm.
Lina: Ne istiyorum?
Kuzey: Benim kalmamı.
Lina: Hayır.
Ben senin gitmemen için kendinden vazgeçmeni istemiyorum.
Sadece bir kere olsun beni de bu kararın içinde görmek istiyorum.
Kuzey: Seni bu kararın içine nasıl koyacağım?
Lina: Bilmiyorum.
Belki de koyamazsın.
Belki de bazı şeyler gerçekten aynı anda olmaz.
O yüzden bu kadar canım yanıyor zaten.
Kuzey: Ben seni hayatımdan çıkarmıyorum.
Lina: Ama hayatının şeklini değiştiriyorsun.
Kuzey: Evet.
Lina: Ve benden de buna ayak uydurmamı bekliyorsun.
Kuzey: Senden hiçbir şey beklemiyorum.
Lina: Bekliyorsun.
Beni seviyorsan bekleyeceğimi düşünüyorsun.
Beklemezsem de seni yeterince sevmediğimi düşüneceksin.
Kuzey: Ben öyle düşünmem.
Lina: Şimdilik.
Yarın gittiğinde, aylarca konuşamadığımızda, hayatın orada değiştiğinde ne olacak?
Belki sen değişeceksin.
Belki ben değişeceğim.
Belki üç yıl boyunca birbirimizi sevmiş olmamız, dördüncü yıl da aynı kalacağımız anlamına gelmeyecek.
Kuzey: Biliyorum.
Lina: Hayır, bilmiyorsun.
Çünkü sen geleceğe giderken ben geçmişimize tutunuyorum.
Kuzey: Ben seninle bir gelecek kurmak istiyorum.
Lina: Ben de.
Kuzey: O zaman neden bunu burada bitiriyoruz?
Lina: Çünkü bazen birini sevmek, onunla kalmaya yetmiyor.
Kuzey: Peki ya ben gitmeden önce son kez denesek?
Lina: Neyi?
Kuzey: Birbirimizi kaybetmeden bu işi nasıl yapabileceğimizi.
Lina: Senden bana söz vermeni istemiyorum.
Beni yıllarca bekle demiyorum.
Her şey aynı kalsın da demiyorum.
Sadece bugün, şu an, birbirimizi bırakmayalım.
Gittiğin gün geldiğinde ne yapacağımıza o zaman karar verelim.
Kuzey: Sen bunun daha az acıtacağını mı düşünüyorsun?
Lina: Hayır.
Ama belki birbirimizi daha az yaralarız.
Kuzey: Ya sen yine de yapamazsan?
Lina: O zaman beni suçlama.
Kuzey: Ya sen dönünce burada olmazsan?
Lina: O zaman beni bulduğun yerde değil, bıraktığın yerde hatırlarsın.
Kuzey: Bunu çok kolay söyledin.
Lina: Çünkü zor olanını söylemeye cesaretim yok.
Kuzey: Neymiş zor olan?
Lina: Sen döndüğünde seni hâlâ seviyor olsam bile, aynı kişi olmayabilirim.
Kuzey: Ben döndüğümde seni bulamama ihtimalinden korkuyorum.
Lina: Ben de senin dönmeme ihtimalinden korkuyorum.
Kuzey: Bunu düşünmeni istemiyorum.
Lina: Ben de istemiyorum.
Ama insan en çok korktuğu şeyi düşünmeden duramıyor.
Kuzey: Ben sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
Lina: Bunu nasıl garanti edebilirsin?
Kuzey: Edemem.
Lina: İşte mesele bu.
Sen orada ne olacağını bilmiyorsun.
Ben burada ne olacağını bilmiyorum.
Ama ikimiz de sanki her şeyin kontrolümüz altında olduğunu sanarak konuşuyoruz.
Kuzey: Ben sadece gitmeden önce seni kaybetmek istemiyorum.
Lina: Ben de seni gitmeden önce kaybetmek istemiyorum.
Kuzey: O zaman kal.
Lina: Kalmak istemiyorum ki.
Kuzey: Ne demek istiyorsun?
Lina: Senin yanında kalmak istiyorum.
Ama senin hayatının önünde duran biri olarak değil.
Seni vazgeçmeye zorlayan biri olarak hiç değil.
Kuzey: Sen benim önümde değilsin.
Lina: Bazen öyle hissediyorum.
Kuzey: Ben seni hayatımın bir parçası olarak görüyorum.
Lina: Ama mesleğini hayatının tamamı olarak görüyorsun.
Kuzey: Çünkü bu benim yıllardır kurduğum hayal.
Lina: Ben de senin yıllardır kurduğun hayatın içinde olmak istiyorum.
Kuzey: Olacaksın.
Lina: Bunu söylemek kolay.
Kuzey: O zaman zor olanı söyleyeyim.
Ben gidersem ve sen benden vazgeçersen, seni suçlamayacağım.
Ama ben döndüğümde seni hâlâ seviyor olursam, hayatım boyunca bunun pişmanlığını taşıyacağım.
Lina: Beni beklememi istemiyorsun ama gitmemi de istemiyorsun.
Kuzey: Çünkü seni kaybetmek istemiyorum.
Lina: Bazen insan istemediği şeyleri kabul etmek zorunda kalır.
Kuzey: Ben kabul etmek istemiyorum.
Lina: Ben de.
Kuzey: Sana bir söz vermeyeceğim.
Lina: Ben de senden söz istemiyorum.
Kuzey: Ama gittiğimde seni hayatımdan silmeyeceğim.
Lina: Bana alıştığın için değil.
Kuzey: Seni beklettiğim için değil.
Lina: Sadece gerçekten özlediğin için ara.
Kuzey: Söz.
Lina: Bir de geri döndüğünde…
Kuzey: Evet?
Lina: Beni hâlâ seviyorsan, ilk beni bul.
Kuzey: Seni bulmak için geri dönmeyeceğim.
Lina: Ne demek bu?
Kuzey: Seni bulmak için sabredeceğim.
Lina: Kuzey…
Kuzey: Çünkü ben geri döndüğümde sana vereceğim ilk şey bir özür değil…
Lina: Ne?
Kuzey: Bir gelecek olsun istiyorum.
Lina: Ya o gelecek artık beni istemezse?
Kuzey: O zaman yine de kapını çalacağım.
Lina: Neden?
Kuzey: Çünkü üç yıl boyunca hayatımın en güzel yeriydin.
Lina: Geçmiş zaman kullanma.
Kuzey: Korkuyorum.
Lina: Ben de.
Kuzey: Ama seni seviyorum.
Lina: Ben de seni seviyorum.
Kuzey: O zaman bugün gitme.
Lina: Sen de bugün gitme.
Kuzey: Yarın gideceğim.
Lina: Biliyorum.
Kuzey: Ama bu gece burada kalabilir miyim?
Lina: Nereye gideceksin ki?
Kuzey: Bilmiyorum.
Lina: O zaman kal.
Kuzey: Beni affettin mi?
Lina: Seni affetmedim.
Kuzey: Neden?
Lina: Çünkü bana yapılmış bir şey yok.
Kuzey: O zaman neden ağlıyorsun?
Lina: Çünkü henüz olmamış bir vedaya üzülüyorum.
Kuzey: Belki bu bir veda değildir.
Lina: Belki de en uzun vedadır.
Kuzey: Ben döneceğim.
Lina: Dön.
Kuzey: Beni beklemesen bile.
Lina: Dönecek bir yerin olsun diye elimden geleni yapacağım.
Kuzey: Bu bana yeter.
Lina: Hayır.
Kuzey: Neden?
Lina: Çünkü ben sana yetmek istemiyorum.
Kuzey: Ne istiyorsun?
Lina: Beni seçmeni istiyorum.
Kuzey: Seni seçiyorum.
Lina: Mesleğinle benim aramda kaldığında?
Kuzey: Seni de mesleğimi de bırakmayacağım.
Lina: Ya ikisini birden taşıyamazsan?
Kuzey: O zaman düşerim.
Lina: Ya ben seni tutamazsam?
Kuzey: O zaman birlikte düşeriz.
Lina: Çok korkuyorum Kuzey.
Kuzey: Ben de Lina.
Lina: Gitme.
Kuzey: Gitmem gerekiyor.
Lina: Biliyorum.
Kuzey: Ama seni sevdiğimi unutma.
Lina: Sen de beni unutma.
Kuzey: Unutmayacağım.
Lina: Söz verme.
Kuzey: Neden?
Lina: Çünkü bazı sözler tutulmadığında insan sadece karşısındakini değil, kendini de kaybediyor.
Kuzey: O zaman söz vermiyorum.
Lina: Ne yapıyorsun?
Kuzey: Seni seviyorum.
Lina: Bu da söz gibi.
Kuzey: Hayır.
Bu benim gerçeğim.
Lina: O zaman git.
Kuzey: Şimdi mi?
Lina: Hayır.
Biraz daha kal.
Kuzey: Ne kadar?
Lina: Sabaha kadar.
Kuzey: Sabah olunca?
Lina: Sabah olunca gidersin.
Kuzey: Sen ne yapacaksın?
Lina: Seni uğurlayacağım.
Kuzey: Ağlamadan mı?
Lina: Hayır.
Kuzey: Bana kızmadan mı?
Lina: Hayır.
Kuzey: Beni bırakmadan mı?
Lina: Bırakacağım.
Ama vazgeçtiğim için değil.
