Bölüm 5 / 18
Kaçamamak
Kamera sesi ikisini bir anda ayırdı.
Arya refleksle İlay’ı arkasına çekti.
Kapının dışından hızlı ayak sesleri uzaklaştı.
Adamın yüzü sertleşmişti ama nefesi hâlâ düzensizdi.
Çünkü birkaç saniye önce tamamen kontrolünü kaybetmişti.
İlay dudaklarına dokundu.
Hâlâ onun sıcaklığını hissediyordu.
Arya saçlarının arasından geçirdiği eli yavaşça indirdi.
“Bu yüzden uzak durman gerekiyordu.”
İlay gözlerini kaldırdı.
“Ama durmadınız.”
Adam birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra acı şekilde gülümsedi.
“Senin yanında doğru düşünemiyorum.”
Atölyenin içindeki hava hâlâ sıcaktı.
Yoğundu.
Birbirlerine yeniden yaklaşmaları için küçücük bir bakış bile yetiyordu artık.
İlay geri çekilmek istedi.
Yapamadı.
Çünkü Arya ona öyle bakıyordu ki bütün mantığı dağılıyordu.
Adam eliyle yüzünü tuttu.
Baş parmağı alt dudağında kısa bir an durdu.
Bu küçük hareket bile İlay’ın nefesini bozdu.
“Bana böyle bakmayı bırakın.”
Arya yaklaşarak fısıldadı:
“Sen de bana bakmayı bırak.”
Ama ikisi de yapamıyordu.
İlay aniden onu tekrar öptü.
Bu kez daha hızlı.
Daha kontrolsüz.
Arya bir an durdu.
Sonra tamamen ona kapıldı.
Adam onu çalışma masasının kenarına yasladı.
Parmakları belinde dolaşırken İlay’ın içi titredi.
Öpüşleri gittikçe yoğunlaşıyordu.
Yasak olduğunu bilmelerine rağmen birbirlerinden uzak kalamıyorlardı.
Arya alnını boynuna yaslayıp gözlerini kapattı.
“Bu bizi mahvedecek.”
İlay parmaklarını saçlarında gezdirdi.
“O zaman birlikte mahvoluruz.”
Bu cümle adamın içindeki son direnci de kırdı.
Arya onu yeniden kendine çekti.
Sanki her dokunuşta biraz daha bağımlı hale geliyordu.
Atölyenin karanlığında zaman durmuş gibiydi.
Dışarıda yağmur başlamıştı.
İçeride ise yalnızca bastırmaya çalıştıkları o yoğun çekim vardı.
Tam o sırada İlay’ın telefonu titredi.
Ekranda anonim hesaptan yeni bir mesaj vardı.
Ve altında bir fotoğraf duruyordu.
Az önceki öpüşmelerinin fotoğrafı.
Mesajın altında tek cümle yazıyordu:
“Bu kez hocanın kariyeri tamamen bitecek.”