Bölüm 1 / 20
Aynı Bakışın İçinde
Boğaz manzaralı otelin dev salonunda kristal avizeler ışığı şampanya kadehlerine bölüyordu.
İnsanların kahkahaları yükselirken Derin’in dikkati yalnızca tek bir noktaya takıldı.
Kapının yanında duran adam.
Siyah takım elbisesinin içinde yıllar öncesinden bile daha sert görünüyordu. Omuzları
genişlemiş, bakışları daha karanlık olmuştu. Ama gözleri…
O gözleri unutması hiçbir zaman mümkün olmamıştı.
Ateş.
Derin’in nefesi bir anda sıkıştı. Elindeki kadeh hafifçe titredi.
O da onu görmüştü.
Kalabalığın içinden göz göze geldikleri an yıllar aradan çekildi. Üniversitenin yağmurlu
koridorları, sabaha kadar birlikte oturdukları kütüphane masaları, gizlice tutulan eller… hepsi bir
anda geri döndü.
Ateş bakışlarını kaçırmadı.
Yavaşça ona doğru yürümeye başladı.
Derin’in kalbi hızlandıkça hızlandı. Mantığı gitmesini söylüyordu ama ayakları kıpırdamıyordu.
Adam tam karşısında durduğunda aralarında yalnızca birkaç santim vardı.
“Beni hâlâ böyle etkileyebiliyor olman sinir bozucu.”
Derin dudaklarını araladı ama sesi çıkmadıAteş’in bakışları boynuna, dudaklarına, tekrar
gözlerine kaydı. O bakışta bastırılmış yıllar vardı.
“Mutlu görünüyorsun,” dedi düşük sesle.
Derin kısa bir gülümseme gösterdi.“Sen de.”
Yalan söylediklerini ikisi de biliyordu.
Salonun içindeki müzik değişirken Ateş biraz daha yaklaştı. Kokusu Derin’in bütün dengesini
bozuyordu.
“Bu kadar yıl sonra bile…” diye fısıldadı adam. “Sana yaklaşınca aklım gidiyor.”
Derin istemsizce nefesini tuttu.
Bir saniye daha yakın dursa dudaklarının değeceğini hissediyordu.
Tam o anda arkadan bir ses geldi.
“Derin?”
Lâl yanlarına doğru yürüyordu.
Derin geri çekilmeye çalıştı ama Ateş onun bileğini anlık tuttu. Kimsenin göremeyeceği kadar
kısa ama yakıcı bir temas.
Ve kulağına eğildi.
“Bu gece seni tekrar görmek istiyorum.”
Derin cevap veremeden adam elini bıraktı.
Ama avucunda bıraktığı sıcaklık uzun süre kaybolmadı.
O gece odasına çıktığında telefonuna düşen tek cümle bütün dengesini bozdu:
“Yıllardır ilk kez nefes alabildim.”
