Bölüm 2 / 20
Yasak Başlangıç
Derin gece boyunca uyuyamadı.
Telefon ekranındaki mesajı defalarca okuyup kapattı. Her seferinde içinde bastırdığı o eski his
biraz daha büyüyordu. Yıllardır kurduğu düzenin ortasına Ateş’in yalnızca tek bakışı yetmişti.
Sabah otelin terasında yapılan kahvaltıda onu görmemek için gözlerini kaçırıyordu. Ama adam
sürekli yakınındaydı. Sessiz, sakin… ve tehlikeli.
Derin kahvesini alırken arkasında onun sesini duydu.
“Benden hâlâ kaçabiliyor musun gerçekten?”
Sırtından aşağı ürperti indi.
Ateş çok yaklaşmıştı. Omzu neredeyse saçlarına değiyordu. Derin nefesini toparlamaya
çalıştı.
“Bu doğru değil.”
Adam hafifçe güldü.“Doğru olan neydi ki zaten?”
Bu cümle Derin’in içine oturdu.
Çünkü üniversitede de birbirlerini çok sevmişlerdi ama doğru olanı seçmişlerdi. Ve o seçim
ikisini de mutsuz etmişti.
Ateş elini masanın kenarına koyarken parmakları Derin’in parmaklarına hafifçe dokundu. O
küçücük temas bile ikisinin de nefesini değiştirdi“
Dün gece seni düşünmeden duramadım.”
Derin başını çevirdiğinde adamın bakışları doğrudan dudaklarındaydı.
O an otelin girişindeki yoğunluk dikkatlerini dağıttı. İnsanlar yeni gelen yatırımcıları karşılıyordu.
Derin uzaklaşmak için fırsat bulup yürümeye başladı ama Ateş peşinden geldi.
Sessiz koridora girdiklerinde adam bir anda kolundan tutup onu duvara yasladı.
Derin’in kalbi hızla çarpmaya başladı.
“Ateş…”
“Sus.”
Sesi boğuk çıkmıştı.
Adam yüzüne öyle yakın durmuştu ki nefesi dudaklarına çarpıyordu. Yıllardır bastırdığı özlem
bakışlarından taşıyordu.
“Bir kez olsun sana dokunmadan durmak istemiyorum.”
Derin’in elleri istemsizce ceketine tutundu.
Bu kadar yakın olmak bile bütün mantığını dağıtıyordu.
Ateş yavaşça yüzüne eğildi.
Dudakları birbirine değmek üzereyken koridorun sonunda ayak sesleri duyuldu.
İkisi de aniden geri çekildi.
Ama Derin geri çekilirken Ateş’in parmakları hâlâ belindeydi.
Ve adam kulağına çok alçak bir sesle fısıldadı:
“Bu daha başlangıç.”