Bölüm 5 / 79
Bakışların İçinde
Dev ekrandaki görüntü birkaç saniye sürdü. Ama Duru’ya saatler gibi geldi. Kalabalığın içinden yükselen bağırışlar, ıslıklar ve şaşkın kahkahalar geceyi bir anda değiştirmişti. Ekranda görüntü kesildiğinde bile insanlar hâlâ dönüp ona bakıyordu. Duru’nun yüzü gerildi. “Bu neydi?” Atlas’ın çenesi sertleşmişti. Gözleri doğrudan teknik masanın olduğu tarafa kaydı. “Saçma bir şaka.” “Senin için olabilir.” Duru hızla yürümeye başladı. İnsanların bakışları tenine batıyormuş gibiydi. Kampüste dedikoduların ne kadar hızlı yayıldığını biliyordu. Ve artık herkes onları konuşacaktı. Atlas birkaç adım arkasından geldi. “Duru, dur.” “Ben senin eğlencen değilim.” “Öyle davranmıyorum.” “Bütün okul az önce bizi izledi!”Atlas cevap vermedi. Çünkü ilk kez gerçekten sinirlenmişti. Bunu kimin yaptığını tahmin edebiliyordu. Duru ana yürüyüş yoluna çıktığında Serra koşarak yanına geldi. “İyi misin?” “Harika görünüyor muyum?” Serra kısa bir sessizlikten sonra Atlas’a baktı. “Bunu Defne yapmıştır.” Atlas’ın yüzündeki ifade değişmedi ama gözleri karardı. Duru bunu fark etti. “Demek böyle şeyler normal?” “Hayır.” “Emin misin?” Atlas yaklaşınca Serra ortamın tekrar gerildiğini hissedip geri çekildi. Gece rüzgârı Duru’nun saçlarını dağıtırken birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar. İlk kez aralarında sadece çekim değil, kırgınlık da vardı. Atlas daha sakin bir sesle konuştu. “İstersen seni yurda bırakayım.” “İstemiyorum.”“Tek başına gitme.” “Atlas…” Duru onun adını ilk kez böyle söylemişti. Yumuşak ama yorgun bir sesle. Bu küçük detay bile Atlas’ın dikkatini dağıtmaya yetti. Duru derin nefes aldı. “Benden ne bekliyorsun?” Atlas birkaç saniye sustu. Sanki doğru cevabı bulmaya çalışıyordu.“Bilmiyorum,” dedi sonunda. “Ama bütün gece başka hiçbir şeye odaklanamadım.” Duru’nun bakışları istemsizce yumuşadı. Bu adamın en kötü yanı buydu. Bazı cümleleri hiç düşünmeden söylüyor gibi görünüyordu ama insanın içinde kalıyordu. Kalabalığın sesi uzaktan gelmeye devam ederken Atlas yavaşça elini uzattı. Duru bu kez geri çekilmedi. Parmakları birbirine değdiği anda ikisi de kısa bir sessizliğe gömüldü. Sadece birkaç saniyeydi. Ama Atlas’ın bakışları değişmişti. Duru elini yavaşça geri çekti. “Bu hiçbir şey değiştirmiyor.” Atlas hafifçe gülümsedi. “Yine de elimi bıraktığında neden üzülmüş gibi hissettin?” Duru cevap veremedi. Çünkü hissetmişti. Ve bu durum canını sıkıyordu. Tam o sırada sahneden yeni konser anonsu yükseldi. İnsanlar yeniden ana alana koşmaya başladı. Atlas gözlerini ondan ayırmadan konuştu. “Yarın da burada olacağım.” “Ben olmayacağım.” “Olacaksın.” “Kendinden fazla eminsin.”Atlas hafifçe eğildi. “Çünkü sen de gitmek istemiyorsun.” Duru arkasını dönüp yürüdü. Ama bu kez kalbi ilk geceki kadar sakin değildi. Ve birkaç metre ilerledikten sonra telefonuna düşen yeni mesaj bütün dengesini tekrar bozdu. Bilinmeyen Numara: “Atlas’ın sana nasıl baktığını gördüm. Bu iş düşündüğünden daha kötü bitecek.”